San Sebastián’den sonra kalacağımız şehir olan Burgos’a gitmek için ayrıldıktan sonra, havanın da güneşli olması nedeniyle, daha önce gidip çok beğendiğimiz San Sebastián’in batısında ve çok yakın bir yer olan Getaria’ya uğramaya karar verdik.
Bu şirin balıkçı kasabası için yine Gemini’den bilgiler vereyim önce:
Getaria, San Sebastián’a sadece 25 km mesafede bulunan, Bask Bölgesi’nin en karakteristik ve büyüleyici balıkçı kasabalarından biridir. San Sebastián’ın ‘şık’ havasına kıyasla, Getaria çok daha otantik, deniz kokan ve gurme bir duraktır.
İşte Getaria hakkında bilmeniz gerekenler:
1. Nüfus ve Coğrafya
- Nüfus: Yaklaşık 2.800. Küçük ama dünya çapında tanınan bir köydür.
- Coğrafya: Bir yarımada üzerine kuruludur. En dikkat çekici özelliği, uzaktan bakıldığında bir fareyi andırdığı için ‘El Ratón de Getaria’ (Getaria Faresi) olarak adlandırılan San Anton Dağı’dır. Kasaba, dik yamaçlardaki üzüm bağları ve hırçın Atlas Okyanusu arasında sıkışmış bir mücevher gibidir.
2. Kültür ve Bilinen Özellikleri
- Kaşiflerin ve Modacıların Doğum Yeri: Dünyanın çevresini ilk kez dolaşan geminin kaptanı Juan Sebastián Elcano ve efsanevi moda tasarımcısı Cristóbal Balenciaga buralıdır.
- Denizcilik Mirası: Kasabanın her köşesinde balıkçılık kültürünün izleri vardır; sokaklarda bile ızgara balık kokusu alırsınız.
3. Mevsimlere Göre Yaşam
- Yaz: Plajları (Gaztetape ve Malkorbe) dolar, sokaklar çok canlıdır. Izgara festivalleri yapılır.
- Sonbahar: Bağ bozumu zamanıdır. Getaria’nın ünlü şarabı Txakoli için en hareketli dönemdir.
- Kış ve Bahar: Kasaba gerçek sessizliğe bürünür. Dev dalgaların limanı dövmesini izlemek ve şömine başında balık yemek için idealdir.
4. Neleri Ünlü?
- Balenciaga Müzesi: Dünyanın en önemli moda müzelerinden biridir. Tasarımcının devrim yaratan çalışmaları burada sergilenmektedir.
- Txakoli Şarabı: Bölgeye özgü, hafif köpüklü, sek beyaz şarabın ana vatanıdır. Bağlar kasabanın hemen üzerindeki yamaçlardadır.
- Açık Hava Izgaraları: Restoranların kapı önlerine kurduğu dev kömür ızgaralarıyla dünyaca ünlüdür.
5. Bilinmeyen / Az Bilinen Özellikler
- Tüneller ve Dar Sokaklar: Kasabanın altından geçen tüneller ve birbirine bağlanan dar geçitler, Orta Çağ’dan kalma bir savunma ve lojistik yapısını yansıtır.
- Sörf Noktası: San Sebastián kadar bilinmese de, Gaztetape plajı yerel sörfçülerin gizli favorisidir.
6. Türklerin Seveceği ve Dikkatini Çekecek Özellikler
- Mangal Kültürü: Türklerin ‘ocak başı’ veya sahil kasabalarında mangal kültürüne çok benzer. Balığın dışarıda, kömür ateşinde pişmesi bize çok tanıdıktır.
- Liman Atmosferi: Karadeniz veya Ege’deki gerçek, turistikleşmemiş balıkçı kasabalarını andıran bir samimiyeti vardır.
- Tarihi Doku: Sokakların korunmuşluğu ve taştan evler, tarih seven Türk gezginleri çok etkiler.
7. Ne Yemek Gerekir?
- Rodaballo (Kalkan Balığı): Getaria’nın imzasıdır. Bütün halde, özel bir aparatla kömür ateşinde ızgara yapılır ve üzerine gizli bir sos (Getaria sosu) dökülür.
- Anchoas (Hamsi): Buranın hamsileri dünyaca ünlüdür. Hem taze hem de konserve (tuzlanmış) halleri gurme kalitesindedir.
- Karides ve İstiridye: Yine ızgarada hazırlanan deniz ürünleri.
- Txakoli: Yemeğe mutlaka bu yerel şarapla eşlik edilir. Şarap, kadehe yüksekten dökülerek servis edilir (havalanması için).
8. Ekstra Tavsiyeler ve İpuçları
- Yürüyüş Yolu: Komşu kasaba Zarautz’dan Getaria’ya deniz kenarından giden 4 kilometrelik harika bir yürüyüş yolu vardır. Okyanus havası almak için muazzamdır.
- Rezervasyon: Eğer ünlü restoranlarda (örneğin Elkano veya Kaia Kaipe) kalkan yemek istiyorsanız, haftalar öncesinden rezervasyon yapmalısınız.
- Konserve Alışverişi: Kasabadaki yerel dükkanlardan el yapımı hamsi ve ton balığı konservesi almadan dönmeyin; bunlar marketlerde bulamayacağınız kalitededir.
Getaria, benim bunca gezip gördüğüm yerler arasında, sonradan sıkça aklıma gelen ve keşke şimdi orada olsam dediğim yerlerden biridir. Şansımız yaver gitti ve bu mevsime göre kalabalık sayılacak bir ortamda, çok güzel bir havada bu küçücük kasabanın bütün sokaklarını dolaştık.
Daha önceki gelişimizde de tadı damağımızda kalan ızgara kalkan yemek için restoran aradık ve birisinde kapı yanında kalmış son masaya oturabildik. Fotoğrafta gördüğünüz 1,35 kg’lık kalkanı iki kişi yiyebildik. Normalde ben yemek fotoğrafı paylaşmayı çok sevmem ama bu balık çok özel olduğu için paylaşıyorum.
Bu küçük kasabanın tarihi ana caddesini, sokakta pişirilen ızgara balık kokuları arasında gezerken, fırsat olsa da hepsini deneyebilsek diye düşünüyor insan.
Yolunuz bu taraflara düşerse ve özellikle Sen Sebastian’a gelirseniz mutlaka uğrayın; bu balıktan yemeden ayrılmayın. Sonrasında da okyanus kenarından Zarautz kasabasına yürüyün ve hava da sıcaksa burada denize girin.
Ana yazıya dönmek için tıklayın.













