Tarih Vicdanları Hatırlar, Skor Tabelalarını Değil: Balogun’un Kaçırdığı Fırsat

Dünyanın en büyük spor organizasyonu sayılabilecek Dünya Kupası’nı 1974’ten beri büyük bir heyecanla takip ediyorum.

Benim için Dünya Kupası, dünyanın bütün dertlerinden birkaç haftalığına uzaklaşmak, futbolun coşkusuna, sürprizlerine, hikayelerine teslim olmak demekti. Çocukluğumdan beri her turnuvanın aklımda kalan şeyleri futboldu. Unutulmaz goller, beklenmedik zaferler, büyük hayal kırıklıkları, yıldızlaşan oyuncular, tarihe geçen finaller…

2026 Dünya Kupası ise şimdiden bambaşka bir nedenle hafızalara kazınacak gibi görünüyor.

Bir Telefon, Bir İptal: FIFA’nın İflası

Henüz çeyrek finalistlerin yeni yeni belli olmaya başladığı günlerde futbolun önüne geçen şey, Amerika’da Donald Trump’ın şampiyona başından bu yana sergilediği akıl almaz ayrımcı tutumlar oldu.

Yetmedi, Bosna-Hersek maçında kırmızı kart gören ABD’li oyuncu Folarin Balogun’un, normalde kurallar gereği Belçika maçında oynamaması gerekirken, Trump’ın FIFA Başkanı Gianni Infantino’yu telefonla arayıp cezayı gözden geçirmesini istemesinin ardından FIFA’nın cezayı bir yıllık gözetim (probation) süresiyle askıya alması, bu turnuvanın ruhunu tamamen zehirledi.

Bu, yalnızca bir futbolcunun cezasının ertelenmesi meselesi değil.

Bu, gücü olanın kuralları eğip bükebildiğini, FIFA’nın ise Fair Play’den, eşitlikten ve kendi koyduğu disiplin kurallarından bir telefon kadar uzakta olduğunu gösteren korkunç bir tablo.

2026 Dünya Kupası, takip ettiğim 14. turnuva. Daha önce izlediğim şampiyonalarda tartışmalar olurdu, haksızlıklar olurdu, kötü hakem kararları olurdu. Ama bu kez konuşacağımız şey futbol değil. Bu kez yıllar sonra hatırlayacağımız şey, dünyanın en güçlü spor kurumlarından birinin narsist bir siyasetçinin isteği karşısında ne kadar kolay teslim olduğu olacak.

Balogun’un İronisi: Doğumla Gelen Vatandaşlık Düşmanı Bir Liderin Kanatları Altında

Balogun’un hikayesi ise bu olayın en çarpıcı taraflarından biri.

Londra’da yaşayan Nijeryalı bir ailenin çocuğu. Annesi yedi aylık hamileyken New York’ta bulunuyordu ve güvenlik gerekçeleriyle uçamayınca, Balogun orada doğdu. Böylece otomatik olarak Amerikan vatandaşı oldu.

Trump ise yıllardır tam da bu tür hikayelerin karşısında duran bir siyasetçi. Amerika’da doğanlara vatandaşlık verilmesini kaldırmak istiyor. Göçmenleri polis zoruyla ülkeden çıkarmaya çalışıyor. Irkçılıkla, ayrımcılıkla ve yabancı düşmanlığıyla anılan bir siyasi dilin en görünür temsilcilerinden biri.

Ama iş kendi propagandasına, kendi gücünü göstermeye ve kendi narsist egosunu beslemeye gelince, bir anda, normalde temsil ettiğini iddia ettiği her şeyin tersine düşen Balogun için FIFA’yı arayabiliyor.

1968 Meksika’nın Yumrukları vs. 2026’nın Sessizliği

İşte bu noktada aklıma 1968 Meksika Olimpiyatları geliyor.

Tommie Smith ve John Carlos, 200 metre yarışının madalya töreninde ABD’deki ırkçılığı ve ayrımcılığı protesto etmişti. Podyuma ayakkabısız, siyah çoraplarla çıktılar; yoksulluğa dikkat çektiler. ABD milli marşı çalarken siyah eldivenli yumruklarını havaya kaldırdılar. Yanlarında, ikinci olan Avustralyalı beyaz atlet Peter Norman da insan hakları rozetiyle dayanışma gösterdi.

Bu üç sporcu, o gün büyük bedeller ödedi. Olimpiyat köyünden atıldılar, ülkelerine döndüklerinde tehdit edildiler, dışlandılar, ağır baskılar gördüler. Ama tarihe geçtiler. Bugün hala onları konuşuyoruz. Çünkü onlar kariyerlerini, rahatlarını ve geleceklerini değil, vicdanlarını seçtiler.

Balogun’un da önünde böyle bir fırsat vardı.

Maç saatinde sosyal medya hesabından bütün dünyaya bir açıklama yapabilirdi:

“Bu maçta oynamam, Fair Play ruhuna aykırıdır. Cezamın siyasi müdahaleyle ertelenmesini kabul etmiyorum. Ayrıca Trump’ın göçmen ve vatandaşlık politikalarını onaylamıyorum. Bu şartlarda sahaya çıkmayı vicdanıma sığdıramam.” diyebilirdi.

Bunu yapsaydı, belki de futbol dünyasının en cesur isimlerinden biri olurdu. 2026 Dünya Kupası’nın sembolü Trump’ın gücü değil, Balogun’un vicdanı olurdu. Yıllar sonra bu turnuva konuşulurken, “Bir futbolcu kariyerini riske atarak doğru olanı yaptı” denirdi.

Elbette bunun bedeli olabilirdi. Trump onu vatandaşlıktan atmaya çalışırdı. Amerikan futbolunda önünü kesmek için elinden geleni yapardı. Belki kariyerini zorlaştırırdı.

Ama Balogun’un kaybedeceği şey en fazla Amerikan vatandaşlığı ve Amerika’da futbol oynama ihtimali olurdu. Zaten Birleşik Krallık vatandaşı olan, Avrupa’da yetişmiş ve yeteneği tartışılmayacak bir futbolcunun kendisine kulüp bulamaması mümkün değildi.

Buna karşılık kazanacağı şey çok daha büyüktü: Tarih.

Ama o bu fırsatı kaçırdı. Trump’ın gölgesinde, kuralları çiğneyen bir ayrıcalığın parçası olmayı tercih etti. Bu tercih onu kahraman yapmadı. Tam tersine, onu gücün yanında duran, haksızlığı sorgulamayan ve kendisine sunulan ayrıcalığı kabul eden küçük bir karaktere dönüştürdü.

Skor Tabelası: 4-1 ve Kaybedilen İtibar

Ve işin en onun için acı tarafı şu: Bütün bu skandal, bütün bu kural çiğneme, bütün bu itibar kaybı hiçbir işe yaramadı.

ABD, Belçika karşısında sahaya Balogun’la çıktı ve 4-1 gibi net bir skorla elendi. FIFA kurallarını çiğnedi, Trump gücünü gösterdi, Belçika’nın ve UEFA’nın tepkileri göz ardı edildi, Balogun vicdanının önüne kariyerini koydu ve sonunda hiçbiri hiçbir şey kazanmadı. Takım elendi, tek fark eden şey futbolun itibarına verilen zarar oldu.

Belki Balogun birkaç maç oynadı, birkaç gol attı, turnuva bittiğinde istatistiklerde adı kaldı.

Ama tarihte kalmayacak.

Aslında 1968’deki o onurlu yumruklarla 2026’nın bu derin sessizliği arasındaki fark, bize sadece iki farklı sporcu karakterini anlatmıyor, zamanın ruhundaki büyük çürümeyi de özetliyor. 1968’deki o atletler insani değerleri, adaleti ve vicdanı her şeyin önüne koyacak cesarete sahipti. Bugünün dünyası ise ne yazık ki maddi değerlerin, sponsorlukların, milyon dolarlık kontratların ve “kariyer yönetiminin” insani değerleri yuttuğu bir çağ.

İşte bu yüzden tarih, kendisine sağlanan kirli avantajlarla konforunu koruyanları değil, o konforu elinin tersiyle itip insanlık adına doğru yerde duranları yazmaya devam edecek.



Categories: Bütün Yazılar

Bir Cevap Yazın

Erdem Yurdanur sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin