Kalıcı Olmak ya da Olmamak

Kalıcı Olmak ya da Olmamak

Çok uzun yıllardır yazmak fikri aklımda olmasına rağmen hep erteledim durdum. Yazmayı her zaman çok istedim, çünkü uzun yıllar içinde bedeller harcayarak edindiğim tecrübelerden başkaları da yararlanabilsin istiyorum. Çünkü ben de başkalarının çeşitli bedeller ödeyerek öğrendikleri ve bizlerle paylaştıkları deneyimlerden yararlanmaktan büyük keyif alıyorum.

Yazmayı hep erteleyip durmamın nedeni de sanırım sürekli daha önemli yapacak başka şeyler bulup durmam oldu. Ama artık daha fazla ertelememem gerektiğini düşünmeye başladım, bunun nedeni ise yapacak daha önemli şeylerin olmaması değil de, anlatmam gerekenlerin daha önemli hale gelmesi sanıyorum. Çünkü artık bunları anlatmazsam içimde kalacaklar ve zaman da daralıyor.

Dün gibi hatırlıyorum, ilkokul 1. sınıftayken öğretmenim 2000 yılında kaç yaşında olacağımızı sormuştu, 32 yaşında olacağımızı hesaplamış ve daha 25 yıl, yani bir çeyrek asır oluğunu bulmuştuk. O kadar uzun bir zaman diye düşünmüştük ki bu süreyi, sanki hiç gelmeyecek sanmıştık ama geldi de üzerinden bir 11 yıl daha geçti.

Şimdi de bugünden sonraki 25 yıl sonrası çok uzunmuş gibi geliyor ama tecrübelerimle bunun bir hata olduğunu biliyorum. O nedenle geçirdiğim her anın hakkını vermek gerektiğine inanıyorum. Bu blogu açmamın en temel nedeni de bu, çünkü kalıcı olma duygusu en insani duygulardan birisi bana göre ve yazmak da bunun en güzel yöntemlerinden birisi.

Bugünden itibaren fırsat buldukça değil, fırsat yaratarak yazmaya devam edeceğim. Milyonlar değil birkaç kişi okusa bile değerli benim için. Şu anda 8 ve 11 yaşında olan kızlarım büyüdüklerinde okusalar bile yeter, çünkü keşke ben de annemin, babamın, dedelerimin, ninelerimin de yazıp bıraktıklarını okuyabilseydim bugün.

Yazılarımın çok çeşitli konularda olmasını hedefliyorum, bazen günlük hayatın içinden, bazen siyasi, bazen mesleki. Ama yazmış olmak için yazmak değil de kalıcı olabilmek için yazmak istiyorum.

Herkese kalıcı değerler bırakabildikleri bir yaşam diliyorum.

Erdem.
21 Ocak 2012
İstanbul



Kategoriler:Bütün Yazılar

8 replies

  1. Öncelikle hayırlı olmasını dileyerek, kalıcı bir blog olacağını umuyorum.

  2. Senin tecrübelerini dinlemek bir keyif, yazdığını okumakta ayrı bir keyif olacak. Cambridge anılarınıda bekliyoruz.

  3. Simdi dusundum de haklisin! Ilkokulda bu hesaplamayi yaparken coook uzak geliyordu 25 sene ama ne kadar cabuk gecmis… Istedigim ve hayal ettigim yerde miyim? Evetse O zmn mutluyum diyebilir insan degilse de sonra ki 25 seneyi dusunerek kendi isteklerine odaklanmalidir…

  4. Mesleğe yeni başlayan bir meslektaşınız olarak, paylaşımlarınızı ve yazılarınızı büyük bir heyecan ile takip edeceğim. Hayırlı olsun.

  5. Hayat ertelenmeyecek kadar kısa; hedeflerimize ulaşıncaya kadar çalışmak için uzun. bunu doğru bir şekilde değerlendirmek gerekir her zaman. Yazmaya devam.. En iyi miras mal mülk değil bırakılan ilim irfan ve feyzlerdir..

  6. Erdem abi seni zevkle takip ediyoruz , Paylaşımlarının Yol göstereceği olacağına eminim.

  7. haydi bakalım Erdem abi. beklemedeyiz 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: