Malaga

Marbella’da kaldığımız süre boyunca 4-5 kez Málaga Havalimanı’na gittik. Bunlardan birinde misafirlerimiz de yanımızdaydı ve hava çok güzeldi. Şehri de gezmeye karar verdik.

Gemini’ye göre Malaga:

Aslında Marbella, sanki Malaga’ya bağlı bir ilçeymiş gibi his uyandırıyor, çünkü bu bölgenin en büyük ve merkezi şehri Malaga. Büyük bir metropol olmasına rağmen, bir sahil şehri olması burayı oldukça popüler bir turistik destinasyon haline getiriyor.

Yarım gün ayırdığımız Malaga gezimizde ilk durağımız, tüm İspanya’da oldukça popüler olan kapalı pazarlardan Mercado de Atarazanas oldu. Burası yemek tutkunları için gerçek bir cennet! Et, peynir, zeytin, deniz ürünleri, meyve-sebze ve baharat gibi aradığınız her şeyi burada bulabiliyorsunuz. Pazarın etrafında ise malzemelerin tazeliğinden asla şüphe etmeyeceğiniz, İspanyollar arasında da çok popüler olan açık hava restoranları sıralanmış. Biz burada ahtapot ve kalamarın tadına baktıktan sonra şehri keşfe çıktık.

Marbella’ya kıyasla çok daha kalabalık olan Málaga’yı biraz Antalya’ya benzettik. Tatil havası ile iş hayatı dinamizminin iç içe geçtiği bir yer diyebilirim. Örneğin, caddeler daha geniş ve bu caddelerdeki mağazalar çok daha büyük. Şortla dolaşan da var, kravatla dolaşan da.

Malaga’nın en önemli yapılarından biri olan Alcazaba’ya gidip gitmeme konusunda kararsızca yürürken, kendimizi bir anda giriş kapısının önünde bulduk. Malaga’nın kalbinde yer alan Alcazaba, hem bir savunma kalesi hem de zarif bir saray kompleksi olması nedeniyle ‘Endülüs’ün Mücevheri’ olarak biliniyor. 11. yüzyılda, 1057-1063 yılları arasında, Müslüman Hammudid hanedanı tarafından inşa edilen bu yapı, İspanya’daki en iyi korunmuş “alkazaba” (şehir kalesi) örneklerinden biriymiş.

Granada’daki El Hamra Sarayı’na göre daha küçük ama ondan yaklaşık 200 yıl daha eski olan bu saray kesinlikle görülmeye değer. Şehri korumak için iç içe geçmiş iki sıra surdan oluşan stratejik yapısı, kaleyi o dönemde fethedilmesi imkansız bir askeri nokta haline getirmiş. Kalenin içindeki labirent benzeri geçitler ve kavisli dar yollar, istilacıların ilerlemesini zorlaştıracak şekilde dahice tasarlanmış.

Aslında Alcazaba’nın daha yukarısında, Málaga’nın silüetine hükmeden Castillo de Gibralfaro adlı bir kale daha bulunuyor. Şehri koruma amacıyla inşa edilmiş bu görkemli askeri kale, tüm şehre tepeden bakıyor. Ancak Alcazaba gezisi bile bizi oldukça yorduğu için, çok daha dik görünen bu kaleye çıkmaya enerjimiz kalmadı.

Bu gezimiz sırasında Malaga’da hiç konaklamadık. Ancak burada kalıp çevredeki yerleri araba kiralayarak gezmeyi düşünürseniz, birkaç haftayı hiç sıkılmadan ve keyifle geçirebilirsiniz.

Ana yazıya dönmek için tıklayın.