Marbella’da kaldığımız süre boyunca 4-5 kez Málaga Havalimanı’na gittik. Bunlardan birinde misafirlerimiz de yanımızdaydı ve hava çok güzeldi. Şehri de gezmeye karar verdik.
Gemini’ye göre Malaga:
Malaga, İspanya’nın güneyindeki Costa del Sol‘un (Güneş Kıyısı) başkentidir. Endülüs ruhunu modern bir liman şehri enerjisiyle birleştiren, senin Coollect projen için “Akdeniz Güneşi” serisinin yıldızı olabilecek bir şehir.
1. Temel Bilgiler: Nüfus ve Coğrafya
- Nüfus: Şehir merkezi yaklaşık 580.000 kişidir; çevresindeki yerleşimlerle birlikte 1 milyonu aşar.
- Coğrafya: Akdeniz kıyısında, dağlarla çevrili bir körfezde yer alır. İspanya’nın en güney ucuna yakındır.
2. Kültür ve Bilinen Özellikleri
Calle Larios: İspanya’nın en şık ve pahalı alışveriş caddelerinden biridir.
Picasso’nun Doğum Yeri: Dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso burada doğmuştur. Şehirde ona adanmış harika bir müze vardır.
Alcazaba & Gibralfaro: Şehre tepeden bakan, Mağrip (İslam) döneminden kalma muazzam kaleler.
3. Mevsimlere Göre Yaşam
- Yaz: Oldukça sıcak ve cıvıl cıvıldır. Plajlar (Malagueta) dolup taşar, gece hayatı sabahın ilk ışıklarına kadar sürer.
- Kış: Avrupa’nın en sıcak kışlarından birini yaşar. Gündüzleri tişörtle gezmek mümkündür.
- Bahar (Semana Santa): Paskalya haftasındaki devasa geçit törenleri şehrin en yoğun ve mistik zamanıdır.
4. Neleri Ünlü?
- Malaga Şarabı: Tatlı, aromatik ve dünyaca ünlü yerel şaraplar.
- Feria de Málaga: Ağustos ayında gerçekleşen, sokaklarda flamenko dansı yapılan devasa bir festival.
5. Bilinmeyen / Şaşırtıcı Özellikler
- Yarım Katedral: Şehrin ana katedralinin bir kulesi paramız bittiği için bitirilememiştir. Bu yüzden halk ona “La Manquita” (Küçük Tek Kollu Kadın) der.
- Teknoloji Merkezi: Sadece turizmle sınırlı kalmaz; “İspanya’nın Silikon Vadisi” olarak anılan büyük bir teknoloji parkına ev sahipliği yapar.
6. Türklerin Seveceği ve Dikkatini Çekecek Özellikler
Hamam Kültürü: Şehirde Endülüs döneminden kalma muhteşem modern Arap hamamları (Hammam Al Ándalus) bulunur; Türk hamamı kültürüne alışık olan bizler için bu, büyüleyici bir deneyimdir.
Sıcakkanlılık: İnsanların neşesi ve misafirperverliği bizim Akdeniz insanımıza çok benzer.
7. Ne Yemek Gerekir?
- Espetos de Sardinas: Sahildeki teknelerde, odun ateşinde şişe dizilerek pişirilen sardalyalar. Malaga’nın mutfak sembolüdür.
- Fritura Malagueña: Karışık deniz mahsülleri kızartması.
- Gazpachuelo: Balık stoklu, mayonezli ve patatesli çok özel bir Malaga çorbası.
8. Ekstra & Dikkat Çekici Notlar
- Köpek Dostu: Sahil şeridindeki geniş yürüyüş yolları köpeğinle (Springer Spaniel) vakit geçirmek için idealdir. Ayrıca şehre çok yakın mesafede köpeklerin girebildiği özel plajlar da mevcut.
- Caminito del Rey: Málaga’ya 1 saat mesafedeki bu “dünyanın en tehlikeli yolu” olarak bilinen kanyon yürüyüşü, macera severler için eşsizdir.
Aslında Marbella, sanki Malaga’ya bağlı bir ilçeymiş gibi his uyandırıyor, çünkü bu bölgenin en büyük ve merkezi şehri Malaga. Büyük bir metropol olmasına rağmen, bir sahil şehri olması burayı oldukça popüler bir turistik destinasyon haline getiriyor.
Yarım gün ayırdığımız Malaga gezimizde ilk durağımız, tüm İspanya’da oldukça popüler olan kapalı pazarlardan Mercado de Atarazanas oldu. Burası yemek tutkunları için gerçek bir cennet! Et, peynir, zeytin, deniz ürünleri, meyve-sebze ve baharat gibi aradığınız her şeyi burada bulabiliyorsunuz. Pazarın etrafında ise malzemelerin tazeliğinden asla şüphe etmeyeceğiniz, İspanyollar arasında da çok popüler olan açık hava restoranları sıralanmış. Biz burada ahtapot ve kalamarın tadına baktıktan sonra şehri keşfe çıktık.
Marbella’ya kıyasla çok daha kalabalık olan Málaga’yı biraz Antalya’ya benzettik. Tatil havası ile iş hayatı dinamizminin iç içe geçtiği bir yer diyebilirim. Örneğin, caddeler daha geniş ve bu caddelerdeki mağazalar çok daha büyük. Şortla dolaşan da var, kravatla dolaşan da.
Malaga’nın en önemli yapılarından biri olan Alcazaba’ya gidip gitmeme konusunda kararsızca yürürken, kendimizi bir anda giriş kapısının önünde bulduk. Malaga’nın kalbinde yer alan Alcazaba, hem bir savunma kalesi hem de zarif bir saray kompleksi olması nedeniyle ‘Endülüs’ün Mücevheri’ olarak biliniyor. 11. yüzyılda, 1057-1063 yılları arasında, Müslüman Hammudid hanedanı tarafından inşa edilen bu yapı, İspanya’daki en iyi korunmuş “alkazaba” (şehir kalesi) örneklerinden biriymiş.
Granada’daki El Hamra Sarayı’na göre daha küçük ama ondan yaklaşık 200 yıl daha eski olan bu saray kesinlikle görülmeye değer. Şehri korumak için iç içe geçmiş iki sıra surdan oluşan stratejik yapısı, kaleyi o dönemde fethedilmesi imkansız bir askeri nokta haline getirmiş. Kalenin içindeki labirent benzeri geçitler ve kavisli dar yollar, istilacıların ilerlemesini zorlaştıracak şekilde dahice tasarlanmış.
Aslında Alcazaba’nın daha yukarısında, Málaga’nın silüetine hükmeden Castillo de Gibralfaro adlı bir kale daha bulunuyor. Şehri koruma amacıyla inşa edilmiş bu görkemli askeri kale, tüm şehre tepeden bakıyor. Ancak Alcazaba gezisi bile bizi oldukça yorduğu için, çok daha dik görünen bu kaleye çıkmaya enerjimiz kalmadı.
Bu gezimiz sırasında Malaga’da hiç konaklamadık. Ancak burada kalıp çevredeki yerleri araba kiralayarak gezmeyi düşünürseniz, birkaç haftayı hiç sıkılmadan ve keyifle geçirebilirsiniz.
Ana yazıya dönmek için tıklayın.

































